21 09 2008

LİSE 4. SINIF ETKİNLİK ÇALIŞMASI (SAYFA 18)

 SORU-1-BORNEO ADASININ BULUNDUĞU İKLİM KUŞAĞINDA HANGİ TÜR BİTKİ GURUPLARI GÖRÜLÜR.                  http://go.hrw.com/atlas/norm_map/indonesi.gif                      http://80.190.202.79/pic/m/mesutakyuz/e12.jpg     Ekvatoral iklim mevcut olup, her mevsim bol yağmur yağmaktadır. Yüksek sıcaklık bol yağış ve nem bölge bitki örtüsünün son derece gür ve çeşitli yapmıştır. Yüksek ağaçların altında, palmiye, sedir, maun, incir gibi orta boy çeşitli ağaçlar bulunur. Bunların gövdeleri de renk renk orkideler, kaktüsler, eğrelti otları ve yosunlarla kaplıdır. Ormanın en alt tabakası olan ot katı ise, oldukça sık bir bitki örtüsü oluşturur ve büyük bir zenginlikteki böcek, bakteri ve mantar türlerine ev sahipliği yapar. Bunlar bütün yıl boyunca yeşil kalan ormanlardır. Orman altında çeşitli bitkiler yetişir.Borneo adası kayıp şehir özelliği de gösterir doğal hayat ve korunmuş tür çeşitliliği oldukça fazladır.Bilim adamları için önemli bir araştırma alanıdır.Sahip olduğu doğal bitki örtüsü çeşitliliği insanları büyüler. Borneo’da 15 bin çiçek türü, 3000 tür ağaç, 221 tür memeli hayvan, 420 çeşit de diğer hayvan türlerinden bulunuyor.SORU-2-BORNEO ADASI’NDAKİ BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN AZALMA NEDENLERİ NELERDİR.Borneo adasındaki tropikal yağmur ormanları, kaçak ağaç kesimi ve orman yangınları nedeniyle 5 yıl içinde yok olabilirCAKARTA - Dünya Yaban Hayatını Koruma Vakfı’nın (WWF) hazırladığı “Hazine Adası Tehlikede” adlı rapor... Devamı

21 09 2008

LİSE 4 ETKİNLİK (SAYFA16)

 GRÖNLAND’DA KÜRESEL ISINMANIN ETKİLERİLİSE 4 .SINIF ETKİNLİK (SAYFA 16) Küresel ısınma, Grönland’ın buzullarının tarihte hiç olmadığı kadar hızlı erimesine yol açıyor. Bilim insanları, Grönland’a 1.000 yıl ömür biçiyor.ST. LOUIS - Bilim insanlarının tahminlerine göre, 2005’te Grönland’dan eriyerek denize karışan su miktarı 1996’daki düzeyinin tam iki katına çıktı. Grönlad buzullarının bütünüyle erimesi halinde tüm okyanuslardaki su seviyesi 7 metre yükselebilir. Grönland’dan yılda eriyen buzul miktarı İstanbul’un yıllık toplam su tüketiminin tam 300 katı.                      http://www.sesonline.net/goruntu/uzay_dunya.jpg                Yüzey sıcaklıklardaki artışın buzulların hızla erimesine neden olduğu biliniyordu, ancak NASA Jet Propulsion Laboratory uzmanı Eric Rignot ve University of Kansas öğretim üyesi Pannir Kanagaratnam’ın ortak çalışması Dünya’nın kuzey ucundaki buzul erimesinin sanılandan çok daha hızlı gerçekleştiğini ortaya koyuyor.YILDA 220 KİLOMETRE KÜP BUZUL ERİYORABD’nin St.Louis kentinde bir konferansta konuşan NASA’ya bağlı Jet Propulsion Laboratory uzmanı Eric Rignot, Grönland’daki erimenin “her geçen yıl giderek daha hızlanacağını ve insanoğlunun erimenin ve sonuçlarının üstesinden gelemeyeceğini” ifade etti. Daha önce Grönland’ın eriyerek okyanusa karışacağı biliniyordu ancak bunun uzun yüzyıllar alacağı sanılıyordu, ancak son çalışma Grönland’a en fazla 1.000 yıl ömür biçiyor. 1996 yılında Grönland’da yılda 100 kilo... Devamı

21 09 2008

LİSE 4 ETKİNLİK ÇALIŞMASI (SAYFA 15)

Aşağıdaki kavram haritasında küresel ısınmadan etkilenen bazı unsurlar verilmiştir. Ön bilgilerinizden yararlanarak kutucuklarda belirtilen başlıklar ile ilgili küresel ısınmanın meydana getirdiği değişimleri yazınız. Küresel ısınmanın sağlık üzerine etkisi:  http://dogalhayat.ntvmsnbc.com/Images/News/insankurutoprak.jpg  1. Termal stres2. İklim değişikliği ve kentsel hava kirliliği3. Gıda kaynaklı  hastalıklar4. Su kaynaklı  hastalıklar5. Kemirici kaynaklı  hastalıklar6. Böcek  tipleri7. Besin  kaynakları  üzerine  etkileri8. Sıcak  dalgaları  mevsimsel  ölümleri  artırabilir.  1995 te  Amerika-chıcago daki  sıcak  dalga  514  ölüme  ve  3300  acil  vakaya  yol  açmıştır9.Yaşlılarda solunum hastalıkları.10.Şehir  merkezlerinde  sıcak  hava  etkisi  daha  hissedilir.  11.Sıcaklığın  artışı  ile  hava  kirliliğide  artmaktadır.  Bu  da  ölüm  oranlarına  katkıda  bulunmaktadır.12.Yapılan incelemelere   göre sıcak  hava  dalgasında  artış  kalp  ve  solunum  hastalıklarına  bağlı  ölümlere  neden  olmaktadır.  Son  20  yılda  astım  prevelansı  ABDde  4  kat  artmıştır.13. Hava  kirliliğine  uzun  süre  maruz  kalma  ciddi  sağlık  problemlerine  yol  açar.Hava  kirliliğine  yol  açan  gazlardan  radon  akciğer  kanseri  ile  ilişkilidir.14.Yapılan  çalışmalarda  üresel  ısınma  troposferde  radon  konsantrasyonunu  arttırdığı  bildirilmektedir.15.Teme... Devamı

21 09 2008

LİSE 4 COĞRAFYA ETKİNLİK (SAYFA 9)

 Sel baskını ve taşkınlar can kaybına yol açmanın yanı sıra çok sayıda ev ve diğer binaları kullanılamaz hale getirir. Tarla, bağ ve bahçelerdeki ürünler selden büyük zarar görür. Sel sularıyla taşınan kum, çakıl ve kil gibi Maddeler bağ, bahçe ve tarlaların üzerini örter. Böylece, tarım toprakları verimsizleşir. Fabrika, atölye ve diğer iş yerlerinin sel sularından zarar görmeleri durumunda maddi kaybın yanı sıra birçok kişi işsiz kalır. Ayrıca yol, köprü, tünel vb. yerlerin zarar görmesi sonucu ulaşımda aksamalar olur. Pis suların çevreye yayılması ile de bulaşıcı hastalık tehlikesi baş gösterir.                    www.harikasozler.net/img1285.htmYurdumuzda sel baskınlarına ve taşkınlara sıkça rastlanır. Ülkemizde yağışların daha çok ilkbaharda düşmesi sonucu sel ve taşkınların en çok görüldüğü mevsim ilkbahardır. Yaz mevsiminde de sağanak yağışlara bağlı olarak sel ve taşkınlar oluşmaktadır. Sel baskınları ve taşkınlardan korunmak için her şeyden önce, doğal Bitki örtüsünün, özellikle de ormanların korunması gerekir. Çünkü ağaçlar, yağmurun hızını keser ve yağmur sularının toprağa sızmasını sağlar. Böylece Sular toprağın yüzünde birikmez ve sel oluşumuna yol açmaz. Ayrıca Ağaç, gövdeleri, Suyun yamaçtan aşağıya hızla akmasını önler.        Suyun hızını kesmek için yamaçların teraslandırılması, akarsu yataklarına setler yapılması ve göletler oluşturulması sel baskınlarının yol açacağı zararları büyük ölçüde azaltır.Sel baskınlarından ve taşkınlardan korunmanın bir yolu da akarsu kenarlarına yerleşm... Devamı

21 09 2008

LİSE-3 MADDE DÖNGÜLERİ VE ÖZELLİKLERİ

EKOSİSTEM NEDİR Ekosistem birbirleri ile ilişkili olan canlı ve cansız varlıklardan oluşmuştur. Ekosistem bu varlıklar arasındaki madde ve enerji alışverişi ve dolaşımı sayesinde kendisini yeniler ve besler. Ekosistemin enerjisini güneş sağlar, ancak hayatın devamı için gerekli olan su ve diğer kimyasal maddeler dünyamızda yer alır. Ekosistemlerde madde varlığı sınırlıdır, alınan maddeler yerine konmadığı takdirde tükenmeye mahkûmdur. Ekosistemlerin dengesini koruyabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi (dünyada hayatın devamı için) madde ve enerji döngüleri sırasında alınan maddelerin yani inorganik maddelerin kullanıldıktan sonra cansız ortama geri verilmesi sayesinde olabilir.  Doğada yaşamın sürekliliği için karbon, su, oksijen, azot, oksijen ve fosfor gibi maddeler ekosistem içinde devirli olarak kullanılırlar. Yani canlılar ihtiyaç duydukları bu maddeleri yaşadıkları ortamdan alır, kullanır ve bir şekilde ortama geri verirler ve sürekli olarak devirler yapıp yenilenerek canlılar tarafından tekrar kullanılır. Birinci Termodinamik Kanunu gereğince hiçbir madde ortamdan kaybolmaz, ancak çeşitli kimyasal değişimler geçirebilir. Hayatın devamı için gerekli olan maddelerin ekosistem içinde canlılar ve cansız çevreleri arasındaki dolaşımına Ekolojik Madde Döngüleri ya da Madde Çevrimleri denir. Bu döngülerin biyolojik, kimyasal ve jeolojik etmenleri olduğundan Biyojeokimyasal Döngüler de denir. Madde döngüsünün enerji akışından farkı ekosistem içinde sürekli devir yapmasıdır. Madde döngüleri güneş enerjisi sayesinde gerçekleşir. SU DÖNGÜSÜ Su, bazı doğal kuvvetler ve hava hareketleriyle atmosfer ile yeryüzündeki karalar ve sular arasında sistemli bir şekilde hareket etmektedir. Buna su döngüsü veya hidrolojik dolaşım denir. Güneş enerjisinin ısıtmasıyla, çeşitli kaynaklardan atmosfere çıkan su buharı; yağmur, kar, dolu gibi yağış biçimleriyle yeniden yer yüzüne döner. Bu suyun bir miktarı yer altı sularına karışırken,daha büyük bir kısmı,göl ve deniz gibi k... Devamı

21 09 2008

EKOSİSTEMLERDE ENERJİ AKIŞI VE BESİN ZİNCİRİ

Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arsındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü ve enerji dolaşımı ile hava,su,toprak,bitkiler ve diğer canlılar arasında sürekli bir alış veriş olur.Bu alış veriş yeryüzünün doğal zenginliklerinin tekrar tekrar kullanılabilmesine ve yaşamın sürmesine olanak sağlar.BESİN ZİNCİRİ Ekosistemdeki enerjinin birincil kaynağı güneştir. Dünyadaki tüm canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Canlılar arası ilişkinin temelinde beslenme bulunur. Ekosistemdeki madde ve enerji nakli organizmalar arasında görülen besin zinciri yoluyla olur.Besin zinciri ekosistemdeki canlılardan birinin diğerini besin olarak alması sonucu oluşan bir zincirleme olaydır. Üretici ve tüketici canlılar arasında bir zincirin halkaları şeklindeki beslenme ilişkisine besin zinciri denir. Bütün canlıların kullandığı enerjinin temel kaynağı güneş enerjisi olup besin zinciri bu enerjinin canlıdan canlıya aktarılmasını sağlar. Bitkiler tarafından üretilen enerji önce ot oburlara oradan da etoburlara geçer.  Doğada var olan enerji, beslenme ilişkileri ve diğer ekolojik ilişkilerle, biçim ve yer değiştirerek sürekli yenilenir, asla kaybolmaz. Besin zincirleri fotosentez yapılmasıyla başlar ve artıkların çürütülmesiyle biter1. halka – Üreticiler--(Fotosentezle organik besin üretirler, güneş enerjisini ilk olarak kullanırlar.)2. halka – Otçullar--(Üreticilerin depoladığı enerjiyi birinci derece tüketici olarak kullanırlar.)3. halka – Etçiller--(Üreticilerin depoladığı enerjiyi ikinci derece tüketici olarak kullanırlar.)4. halka – Yırtıcılar-- Üreticilerin depoladığı enerjiyi üçüncü derece tüketici... Devamı

09 09 2008

ekosistemlerin işleyişi ve özellikleri

EKOSİSTEMLERİN İŞLEYİŞİ VE ÖZELLİKLERİ EKOSİSTEM NEDİR:Ekosistem Doğada, canlı ve cansız varlıkların içinde bulunduğu, yaşamlarını sürdürdükleri ve birbirleriyle etkileşimde (ilişkide) bulundukları belli bir alana yani sınırlandırılmış çevreye ekosistem denir. Ekosistemler canlı (biyotik) ve cansız (abiyotik) varlıklardan oluşurlar. Canlılar bulundukları ekosistemde hem diğer canlılarla hem de cansız varlıklarla sürekli ilişki kurarlar.Ekosistemlerde insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalardan oluşan çevreye biyolojik (canlı = biyotik) çevre denir. Ekosistemlerdeki canlı varlıklar beslenme şekline göre üretici, tüketici ve hem üretici hem de tüketici canlılar olarak, yaşama şekline göre de çürükçül yaşayanlar, ortak yaşayanlar ve parazit yaşayanlar olarak gruplandırılırlar. Ekosistemlerde su, sıcaklık, ışık, toprak, rüzgâr (iklim), nem, hava gibi cansız varlıkların oluşturduğu çevreye  de ( cansız abiyotik) çevre denir.Canlılar, bulundukları ekosistemde yani çevrede yaşamlarını sürdürebilmek için bu çevreye ve çevre şartlarına uyum sağlamak zorundadırlar. Bu nedenle canlılar her ekosistemde yaşayamazlar. Canlıların bir ekosistemde yaşayabilmeleri için özelliklerinin o ekosisteme uygun olması gerekir.• Çölde yaşayan canlıların vücutlarında su depo edebilmeleri. (Kaktüslerin etli gövdelerinin develerin hörgüçlerinin olması).• Kuzey Amerika’da yaşayan çöl tavşanlarının uzun kulaklarındaki kan damarlarının vücut ısısını yükseltmesi.• Kutuplardaki ayı ve tavşanların vücutlarında kalın yağ tabakası bulundurmaları.Bütün ekosistemlerin özellikleri farklıdır. Bir ekosistemin özelliğini o ekosistemi oluşturan su, sıcaklık, ışık, toprak, rüzgâ... Devamı

09 09 2008

canlıların yeryüzüne dağılışı

CANLILARIN YERYÜZÜNDE DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER A- DOĞAL FAKTÖRLER:1-İKLİM: iklim şartları, sıcaklık, yağış, güneşlenme süresi, rüzgârlar, nemlilik gibi elemanların gösterdiği özellikleri ile etki eder.a-  Sıcaklık: Her bitki türünün ideal şartlarda gelişebileceği veya uyum sağlayabileceği bir sıcaklık ortamına ihtiyaç vardır. Sıcaklığın çok düşük olduğu veya yetersiz olduğu yerlerde veya da çok aşırı olduğu yerlerde bitkiler yetişemez.  İdeal sıcaklık şartlarının dışına çıkıldığında bitki türleri değişerek yerini diğer türlere bırakır. Ayrıca bitkilerin don olayına dayanıklı olup olmamaları da önemli etkidir. Birçok bitki türü için sınırlayıcı en alt ve en üst sıcaklıklar 40º C ile - 40º C arasıdır. 8ºC sıcaklık büyüme dönemi başlangıcı için gerekli sıcaklıktır. Her bitkinin de sıcaklık isteği ve soğuğa karşı dayanıklılığı farklıdır. Bu özellik bitkilerin sıcaklık kuşaklarına göre dağılımına neden olur. Belli bir yükseltiden (bitki örtüsü üst sınırı) ve belli enlemlerde (enlem sınırı) sonra bütün bitkilerin ortadan kalkması da sıcaklığın bitki örtüsünün dağılışına etkisidir. Doğal bitki örtüsünün ekvator ile kutuplar arasında geniş ve iğne yapraklılar şeklinde kuşaklar oluşturmaları (enlemin sıcaklığa etkisi) ve bir dağ yamacı üzerinde aynı tür basamaklar oluşturmaları (yükseltinin sıcaklığa etkisine) örnektir. Bitki türlerinin geniş ya da iğne yapraklı (reçineli) olmaları sıcaklık şartlarına bağlıdır. Yeryüzünde bol sıcaklık ve nem şartlarının görüldüğü ekvatoral bölgede en kısa sürede en gür bitkiler yetişmektedir.Bitkilerin hayatlarını sürdürebilmeleri su ihtiyaçlarını karşıl... Devamı

09 09 2008

BİYOÇEŞİTLİLİK

BİYOÇEŞİTLİLİK,BİYOMLAR VE ÖZELLİKLERİ BİYOÇEŞİTLİLİKCanlıların okyanusların dibinden atmosferde yükselebildikleri en yüksek seviyeye kadar olan bölüme  biyosfer denir. Biyosfer kelimesi "canlı küre"anlamına gelmektedir. Canlılar toprak yüzeyinden birkaç metre aşağıya kadar olan kısımlarda yaşamaktalarsa da insanoğlunun beşeri etkileri bu derinliği yüzlerce metreye kadar indirmiştir.Atmosferde ise kuş ve mikro organizmaların yüzlerce metre yükseğe kadar çıkmaları biyosferin, yerin üzerinde ve altında geniş bir katman halinde uzanmasını sağlar. Yerde yaşayan kara hayvanları için biyosfer 6500-6800 m, yeşil bitkiler için 6200 m, yüksekliğe kadar çıkabilir. Denizin altında 5000 m derinlikte canlıların yaşadığı saptandığından bu da biyosferin alt sınırını oluşturur. Biyosferin  toplam kalınlığı yaklaşık 16 kmye ulaşır. BİYOM: Biyosferin aynı iklim koşullarının ve aynı bitki örtüsünün egemen olduğu çok geniş bölümlerini belirten çevrebilim terimi. Her biyomda, egemen bitki örtüsü, o biyoma özgü bir dizi hayvan topluluğunu barındırır. Her biyomun biyotası (bitkileri ve hayvanları), doğanın her yanında benzer özellikler taşır. Biyomlar, yaşam çevresi denilen içinde özel organizmaların yaşadıkları daha küçük birimlerden oluşurlar. Örneğin Ekvatoral iklim kuşağının bitki örtüsü ekvatoral yağmur ormanlarıdır.Bu ormanlarda yalnızca bu alana özgü fil, şempanze,leopar ve adı saymakla bitmeyecek kadar çok sayıda böcek türü yaşar. Yani ekvatoral yağmur ormanları kendi başına bir biyom oluşturmaktadır.HABİTATBir bitkinin veya hayvanın doğal olarak bulunduğu, yetişebildiği ve yaşayabildiği ortama habitat denilmektedir. Bu alan yeryüzünün herhangi bir yeri olabileceği gibi, bir ... Devamı

04 06 2008

kapuzbaşı şelale gezi fotoları

                                                                                              mehmet bekil  ... Devamı

02 06 2007

kapuzbaşı şelale gezisi

KOCASİNAN ATATÜRK LİSESİ SENE SONU GEZİ VE İNCELEME KULÜBÜ KAPUZBAŞI ŞELALE GEZİSİ...   Gezi kurmaylarımız Okul Müdürümüz Kemal Özdoğan ve Müdür Yardımcımız Ekrem Özel Bakmayın böle kanki gözüktüklerine fırsat bulsalar birbirlerini bir kaşık suda boğacaklar...Elebaşları Hatice yeşilyaprak ... Güven Hoca yazınca yazdı oluyor Ayşegül'ün haline bir bakarmısınız tabağını doldurmuş hala çatalının peşinde Hatice arkadaşımızda oda bir şeymi ben bunu kahvaltı niyetine yiyorum edasında ... İşte aç kalmamızın tek suçlusu Ahmet Yasin bunların hepsi benim annem yaptı diyor Hatice yine başrolde annenin eline sağlık derken yine iş başında... Çok güzel gerçekten görülmeye değer bir manzara... Sizleri seviyoruz iyiki varsınız...Birazda çalışkan olsanız işiniz gücünüz şamata eğlence hele Merve ve Ebru kaçırmazlar gezileri kaçırdıkları tek şey yazılılarda test soruları... Yolda arabayı durdurdular illada Yahyalı sokaklarını geziceğiz dediler.Baksanıza hallerine bunlara yok Yahyalı'yı gezemezsiniz demeek mümkünmü...    Sen git Fransız Anışa'ya aşık ol o gün bu gündür Anışa'yı bekliyor o bişey değil kendini halk ozanıyım deyip çalsın sazlar sonra çaylar 1 ytl oh valla.Gençlere verdiği hoş konser için tşk ediyoruz.Allahtan Alaattin abimiz çay fiyatlarını okulda uygulamıyor yoksa vay halimize... Kübra öğrencimize gezide Akbulut ailesine verdiği destekten dolayı özel teşekkür ediyoruz. Yine başrolda Ahmet ,Hatice,Ayşegül al birini vur ötekine yeterki yemek olsun bunlara gezi umurlarında bile değil...Herkes Ahmet'e çalışıyor yemeği olan hizmeti görür... Gezimizin sessiz ablaları...Ağızları var dilleri yok valla...   11/f tadından hiç bir şey kaybetmemiş yine onlarla bir gezi yine şamata.Ağır abla Dilek'imiz  kitap kurdu Hakan'ımız efendilik abidemiz Burak'ımız ve vazgeçilmez Handan'ımız  Güven Hocanın baş belaları Hatice ve Meltem'imiz umarım hayat boyu en kötü gününüz ... Devamı

01 05 2008

Lise 2-Ölçme Değerlendirme(158)

1-İl ve İlçe merkezleri belirlenirken göz önüne alınan faktörler: a)Coğrafi konumu b)Nüfus miktarı c)Ekonomik faaliyetler d)Kamu hizmetlerinin gerekliliği   Bir yerleşmenin özelliğini bulunduğu ortamın ekonomik potansiyeli belirler. Ekonomik potansiyel ise; tarım alanlarının genişliliği, toprakların verimliliği, su kaynaklarının miktarı, sıcaklık ve yağış şartları ile ulaşım imkânları belirler. 2- Gaziantep’in gelişmesini sağlayan özellikleri: a)Önemli yolların geçtiği kavşak noktada olması b)Bölgenin en uygun iklim şartlarına sahip olması (Akdeniz iklim şartları) c)Yer şekillerinin engebesiz olması d)Sanayi yatırımlarının çok olmasına bağlı iş imkanlarının çokluğu   3- Vadi tabanlarında toplu yerleşme olmasının nedenleri: Vadi  tabanlarında arazinin düz olmasıdır. Düz arazilerde evlerle tarlalar arasında ulaşım kolay sağlandığı için toplu yerleşme oluşur. 4- Türkiye’nin denizle kıyısı olmasaydı nüfus dağılışı nasıl olurdu: Ülkemizin denize kıyısı olmasaydı nüfus dağılışında farklılıklar görülürdü. Kıyı kesimlerde denizelliğe bağlı olarak yoğunlaşan nüfus bu imkanı bulamayacağı için iç kesimlerdeki ya da bulunduğu alanlardaki vadi ve ova tabanlarında iklimin elverişli olabileceği alanlara doğru yayılış gösterecekti. Kıyı ile iç kesimler arasında şu an ki kadar büyük farklar oluşmayacaktı. Muhtemelen iç bölgeler çöl özelliği kazanacağı için şimdiki kadar nüfusa sahip olamayacaktı. 5-Fay hatlarında nüfusun yoğun olma sebepleri: Fay hatlarının geçtiği alanlar; verimli tarım topraklarının geniş yer kapladığı, çevresine göre iklim şartlarının ve ulaşım imkânlarının daha iyi alanlar olduğu içindir. Buralar deprem açısından büyük tehlikeler taşısalar da insan faaliyetlerine uygun şartların varlığı yoğun nüfuslanmaya neden olmaktadır. 6-Geçici yerleşmelerin meydana gelme nedeni: Ekonomik faaliyetleri daha kolay ve verimli halde yapma isteği. Yılın belli dönemlerinde köy dışındaki yerlere gidilerek tarım ve hayvancılık işleri daha iyi y... Devamı

26 04 2008

lise-3:Ölçme-Değerlendirme

ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI  LİSE3. SINIFLAR SAYFA 187-188    Hollanda’nın gelişmiş ülkeler sınıfında olması tarımı nasıl etkilemiştir. Hollanda yüz ölçümü bakımından son derece küçük ülkelerden biridir. Ülkenin gelişmişlik yapısından dolayı ülkede son derece modern metotlar kullanılarak tarım yapılır. Birim alandan en yüksek verim elde edilir ve bu çalışmalar daha çok ekonomik değeri yüksek ürünle için yapılır.Modern tarım ilkelerinin uygulandığı ülkede nüfusun %6 sı tarımda çalışır ancak tarım ürünleri ihracatında dünya üçüncüsüdür. Sanayi devrimi eğer ülkemizde başlasaydı şuan ki sosyoekonomik yapımız nasıl olurdu. Ülkemiz Cumhuriyet yıllarında yoğun olarak tarımsal yapılanma içerisinden sanayileşmeye yönelik hamleler yapan bir ülke konumundadır. Eğer ki sanayileşme faaliyetleri ilk olarak ülkemizde başlamış olsaydı ülkemiz son derece gelişmiş kalkınmasını tamamlamış toplumun refah düzeyi yüksek bir ülke olarak karşımıza çıkardı. Tarımsal faaliyetlerin daha modern metotlarla yapıldığı tarımda çalışan kişi sayısının az tarımdan elde edilen verim miktarının yüksek olduğu kişi başına düşen gelir seviyesi yüksek bir ülke olurdu. Sanayileşmenin sağlayacağı tüm gelişmişlik imkânları ülkemiz sosyo-ekonomik yapısı üzerinde etkili olurdu. Şehirleşme, altyapı, sağlık eğitim, ulaşım, vb alanlarda çok daha ön sıralarda olurdu. Neden insanlar tatile gereksinim duyar?        Küreselleşen dünya ile birlikte insanlar yoğun iş temposunun ve stresin etkisi  ile yılın belirli dönemlerinde dinlenmek eğlenmek farklı yerleri gezme isteği duyarlar.Ekonomik gelir düzeyinin yükselmesi  tatil anlayışı içerisinde kendini gösterir.Yeni yerlerin merak edilmesi teknolojinin hayatımızdaki doğal yapılanmayı ortadan kaldırdığı için insanlarda eskiye yönelik bir özlem duygusu oluşur bu duygu tatile çıkma dinlenme isteğini arttırır.    İnsanoğlunun sosyoekonomik durumuyla turizmin ilişkisi nedir.? &nb... Devamı

22 04 2008

LİSE-2 ETKİNLİK ÇALIŞMASI NÜFUS YOĞUNLUĞU(143)

    Nüfusun hangi illerde yoğunlaştığını belirtiniz: Yurdumuzda nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu yerler, Marmara Bölgesi'ndedir. Bunun başlıca nedenleri; başta sanayi olmak üzere, bölgenin ulaşım, ticaret ve hizmet sektörleri ile tarım üretiminde büyük gelişme göstermesidir.  İSTANBUL,BURSA,KOCAELİ,        Ege Bölgesi'nde kıyı ovaları ve akarsular boyunca içeriye doğru uzanan çukur alanlarda da nüfus yoğundur. Buna karşılık bölgenin iç kesimlerindeki dağlık yerler seyrek nüfusludur. İZMİR,AYDIN,        Akdeniz Bölgesi'nde nüfusun yoğunlaştığı yerler, daha çok kıyı kesimindeki ovalardır. Çukurova bunların en önemlisidir. Kıyı kesiminden sonra bölgeyi baştan başa kaplayan Toros dağlan, iç kesimlerde nüfusun tenha olmasına yol açmıştır. Toroslar, tarıma, yerleşmeye ve ulaşıma elverişli değildir.ANTALYA,ADANA,MERSİN,        Karadeniz Bölgesi'nde nüfus dağılışı oldukça düzensizdir. Bölgenin kıyı şeridi, özellikle doğu kesimi, Türkiye'nin yoğun nüfuslu yerlerindendir. Bunun başlıca nedeni, tarıma elverişli toprakların kıyı şeridinde yoğunlaşmış olmasıdır. Ayrıca, her mevsim yeterli yağış alması ve elverişli iklimi de bu ovalardan bol ürün elde edilmesini sağlamıştır. Buna karşılık kıyı şeridinin hemen gerisinde uzanan dağlık kesimde nüfus seyrektir. Ancak bölgenin orta kesiminin kıyı gerisi yoğun nüfusludur. Çünkü, buradaki dağlar fazla yüksek değildir. Yeşilırmak boyunca uzanan verimli ovalar geniş yer tutar. Karadeniz Bölgesi'nin batı kesiminde tarım etkinliklerinin fazla olduğu iç ovalar ile sanayinin geliştiği kıyı kesimleri nüfus bakımından yoğun yerlerdir. SAMSUN,TRABZON,ZONGULDAK        İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu, kuraklık nedeniyle az nüfuslanmıştır.ESKİŞEHİR,ANKARA,KAYSERİ,        İç Anadolu'da, Konya Ovası, Tuz Gölü çevresi ile dağlık alanlar, nüfusun en tenha o... Devamı

22 04 2008

DÜNYANIN HIZLA GELİŞEN ENDÜSTRİSİ TURİZM-ÖLÇME DEĞERLENDİRME

 Günümüzde insanların seyahat etmesindeki en önemli faktörler: Şehir hayatının vermiş olduğu yoğun iş temposuna bağlı olarak: insanların dinlenme, eğlenme ihtiyacı, gelir seviyelerinin yükselmesine bağlı olarak artan gezme, başka memleketleri görme isteği çünkü gelir seviyesi yüksek olan insanlar daha çok turizm faaliyetleri içerisinde bulunabilir, insanların kültürlerine olan düşkünlük geçmişlerini öğrenme isteği, iş seyahatleri, panayır, fuar, festivaller, din, sportif faaliyetler yarışmalar, eğitim öğretim gösterilebilir.    Doğa turizminin son dönemlerde artış göstermesinin nedenleri: Doğa turizminin son dönemlerde artış göstermesinin sebebi insanların yaşam alanlarındaki doğallığın bozulmasına bağlı olarak aşırı kentleşme, iş temposu, teknolojinin hayatımızı aşırı derece etkilemesine bağlı olarak insanların bu ortamlardan uzaklaşma isteği şehirlerdeki gürültü kirliliğinden uzaklaşma duygusu eskiye duyulan özlem gösterilebilir.    Turizmin görülmeyen ihracat olarak değerlendirilmesinin nedeni: Ülkeler mal üreterek ürettikleri malı dış ülkelere satarak gelir elde ederler. Turizm faaliyetlerinde mal olarak dışarıya sattıkları zaten var olan doğa güzellikleri, tarihi eserler,iklim özelliklerinin kendilerine sunduğu avantajlardır  özel bir üretim yapmalarına gerek yoktur,bu noktadan yola çıkarak turizm ülkeye döviz girdisi sağlayan ancak yurt dışına bir şey satmadan elde edilen gelirdir.    Gelecekte insanları seyahate yönlendiren etmenlerden hangileri daha etkili olacaktır: Gelir seviyesindeki yükselme, ulaşım hizmetlerinde ki gelişmeler,din,merak ,ve aşırı şehir hayatının verdiği stres,gürültü kirliliğinden kaçma isteği ile ortaya çıkan dinlenme eğlence ihtiyacı iş bağlantıları amacıyla yapılacak seyahatler söylenebilir.    Herhangi bir alanın ulusal park olarak belirlenmesinde etkili olan faktörler: Canlılar için geçmişin izlerini taşıyabilecek eserlerin bulunduğu alanlar olması,doğal ortamın korunduğ... Devamı